Yarın belki geç olabilir

Bu yazıyı beğenmedim (1 puan)Eh iste idare eder (2 puan)Normal (3 puan)Beğendim (4 puan)Süper (5 puan) (13 değerlendirme, ortalama: 1.92 / 5.00)
Gönderiliyor ... Bekleyiniz ...
Mustafa Kemal ATATÜRK (büyültmek için tıkla) Bugün DTP genel başkanının mecliste grubuna yaptığı konuşmayı dinledim. Peki ne dedi?
Pkk’ya yapılan operasyonlar derhal durdurulmalı. Tutuklananlar hemen serbest bırakılmalı. Kimse bize diz çöktüremez. Bu ne şiddet bu ne cürret. Hani yargı bağımsızdı.

Kimden geliyor bu destek kime güveniyor bu adam. Amerika’ya tabiki..

Amerika neden pkk denilen cani örgütü kollayıp gözetiyor ?
Amerika neden alelacele saddamı idam ettirdi ?
Amerika neden Turkiye’deki azınlıklarla bu kadar yakından ilgileniyor ?
Amerika neden rum fener patriğini ekumenik (Papa’nın seviyesinde) görüyor ?
Amerika neden bir cemaat liderini yıllardır ülkesinde barındırıyor ?
O cemaat lideri neden Amerika’nın katliamlarını kınamıyor ?
Amerika neden AKP hükümetini şiddetle destekliyor ?
Neden Tayyip amerikan askerlerinin sağsalim yurtlarına dönmesi için dua ediyor ?
Amerika neden bizim askerlirimizin başına çuval geçirdi ?
Amerika neden şiddetle Ermenistan’la olan SINIR kapısının açılmasını istiyor ?
Amerika Irak ve Afganistan’a asker çıkarırken neden KIBRIS’tan Turk askerlerinin çıkmasını istiyor ?
Amerika neden karadenizle bu kadar yakından ilgileniyor ?
Amerika neden bizim milli SINIRLARIMIZI tanımıyor ?
Peygamberimize hakaret eden Danımarka başbakanının NATO genel sekreteri olması için Amerika neden bizim hükümetimize baskı yaptı ?
Türk liberaller ve solcular neden hepsi birden Amerikancı oldular ?
Neden Türk basınında bazı yazarlara para veriliyor ? Karşılığında ne isteniyor ?

Amerika Irak’ta bize komşu oldu. Bu hiç hayra alamet değil.
Belki bir gün defolup gidecek fakat orada yaptığı tahribati tamir etmek yıllarca sürecek.
Pek sevgili Kaşıkaralı kardeşlerim, İsmet paşanın bir sözü var AYI ile oyun olmaz…
Ha Amerika ha Avrupa Birliği al birini vur ötekine.

Yukarıda saydıklarım Avrupa Birliği içinde geçerli. Bana bir örnek verebilirmisiniz ? Bizim hayırımıza bu adamlar şu hayırlı işi yaptılar diye.
Yok veremezsiniz çünkü adamların tek hedefleri var. Türkiyemizin jeopolitik ve jeostratejik pozisyonu onları rahatsız ediyor.
Turkiye’nin güçlenmesi ileri teknolojilere sahip olması, Türkiye’de demokrasinin gelişmesi, insanların huzur ve rafah içinde yaşamaları hiç mi hiç işlerine gelmiyor.
Önce kardeşi kardeşe vurdurdular. Sonrada askerimize müdahale etsene dediler yıllar önce.

Bizim dinimizin ilk emri oku.. Bizim istiklal marşımızın ilk emri korkma diye başlar.
Korkmayacağız ABD ve AB’den, çok zor şartlarda çok zor işleri başardık. Korkumuz işbirlikçilerdir. Fakat bunlar tarihte varlardı, yine varlar. Atatürk diyorki kahramanlarımız pek çok, fakat hainlerimizde çok.
Tarih böyle yazıyor.

Ben yine yaparım.
Atatürk’ün büyük zaferlerde imzalı emirlerine pek rastlanmaz.
Çünkü o en tehlikeli yerlerde, gereken emirleri verir kumandana yaz gönder der, geçip giderdi.
Bir gün arkadaşları kendisine:
Paşam sizin imzalarınız yok emirlerinizde.
Sizi çekemiyenler zaferleri kendilerine mal edebilirler
” demişti…
ATATÜRK gülerek şöyle cevap verdi.
Olsun icabederse ben aynı zaferleri başka bir zaman, milletimle yine yapabilirim. Fakat onlar beceremez...

Asker…….. ATATÜRK diyorki…”Vazife başında merhamet vatana ihanettir”.

Yazan: Hacı i Mert…NL

Gönül Bağı

Bu yazıyı beğenmedim (1 puan)Eh iste idare eder (2 puan)Normal (3 puan)Beğendim (4 puan)Süper (5 puan) (9 değerlendirme, ortalama: 4.11 / 5.00)
Gönderiliyor ... Bekleyiniz ...
Azerbeycan'da bir belediye konağı..! (büyültmek için tıkla) Size geçen gün televizyonda haberleri izlerken Başbakanın Hatay’daki tatili sırasında Hatay’daki vatandaşlarımızla gönül bağlarını geliştirdiğinden bahsediyordu.

Kafama takıldı bu iki kelime. Biz kimlerin gönül bağlarını yıktık viran ettik, en çokta şu sıralar gündemde olan ve oynanan ve hacı ağabeyinde yazmış olduğu, Obama rüzgârıyla gündeme gelen Ermenistan sınırının açılmasıyla yıkılacak tek millet 2 devlet dediğimiz Azerbaycan’la olan gönül köprüsü aklıma geldi.

İşe bakın ki senaryo yazılmış Milli maçtan önce, sınırın açılması için çalışmalar başlamış, maç Kayseri’de oynanması gündeme alınmış. Ya kardeşim adamlar elinden gelse vatanını işgal edecek, bas bas bağırıyorlar, yok soykırım, yok toprak talebi etmedikleri, benim başımdaki siyasetçiye bakın sorunları aşarsak açarız sınırı diyor.
Nerde benim asil Türk siyasetçim nerde O OSMALI’NIN torunları, nerde benim bağımsız TÜRKİYE’MİN siyasetçileri yok böyle bir şey sen orda kardeşine eziyet işkence edene Türkü’lüğü aşağılayanlara kucak açacaksın her zaman Türk’ü aşağılamak için fırsat kollayanlara kucak açarsın ayıptır günahtır. Ne çabuk unuttunuz MARAŞ’I, GAZİ ANTEP’İ, HOCALIYI, KARS’I..
Biz unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız artık dostu, düşmanı iyi tartmak lazım. Ne kazandıracak bize Ermenistan sınırı açmak, Azerbaycan’la yıkılan gönül bağımız ne olacak. Eğer bu gönül bağı güçlenecekse tüm vatandaşla güçlenmeli, hep beraber tek yürek olmalıyız, değilse ne Obama karışmalı ülkemizin içişlerine, nede başka biri, sırf Amerika istedi diye bu sınır açılmamalı.. Kaç yıldır sürüyor herkesçe malum bu soykırım meselesi ne istendiğinde belli iyi düşünüp tepkilerimizi yasal çerçevede göstermeliyiz.

Sayın Başbakan öncelikle Kara bağ sorununu ve soykırım meselesi çözülmeden asla ve asla bu sınır açılmamalı, bakın bu ülkede beraber ve birlik içinde yaşadığımız ermeni kardeşlerimizi tenzih ederim.

ATATÜRK ne güzel demiş SÖZ KONUSU VATAN’SA GERİSİ TEFERRUATTIR, tüm vatandaşlarımızın birbirine en güçlü gönül bağıyla bağlı kalması dileğiyle.

Yazan: İbrahim Mert

Ergenekon Bir Türk Destanıdır..!

Bu yazıyı beğenmedim (1 puan)Eh iste idare eder (2 puan)Normal (3 puan)Beğendim (4 puan)Süper (5 puan) (12 değerlendirme, ortalama: 2.00 / 5.00)
Gönderiliyor ... Bekleyiniz ...
Türklerin ERGENEKON'dan çıkışı..! (büyültmek için tıkla) Ergenekon nedir?
Göktürkler’in türeyişini anlatan bir Türk destanıdır.
Genel olarak, düşman tarafından hile ile yenilgiye uğratılan Türklerin, Ergenekon Ovası’nda yeniden türeyip tekrar eski yurtlarına dönerek düşmanlarıyla çarpışmalarını anlatır..

İşte efsanenin sadeleşmiş özet hali.

Türk illerinde Türk’e boyun eğmeyen bir yer yoktu. Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu. Yabancı kavimler birleştiler, Türkler’in üzerine yürüdüler. Bunun üzerine Türkler çadırlarını, sürülerini bir araya topladılar ; çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman gelince çatışma da başladı. On gün savaştılar. Sonuçta Türkler üstün geldi.

Bu yenilgileri üzerine düşman kavimlerin hanları, beyleri av yerinde toplanıp konuştular. Dediler ki: “Türklere hile yapmazsak halimiz yaman olur”.

Tan ağaranda, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar. Türkler, “Bunların gücü tükendi, kaçıyorlar” deyip artlarına düştüler. Düşman, Türkler’i görünce birden döndü. Vuruşma başladı. Türkler yenildi. Düşman, Türkleri öldüre öldüre çadırlarına geldi. Çadırlarını, mallarını öyle bir yağmaladılar ki tek kara kıl çadır bile kalmadı. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler, küçükleri tutsak ettiler.

O çağda Türkler’in başında İl Kağan vardı. İl Kagan’ın da birçok oğlu vardı. Ancak, bu savaşta biri dışında tüm çocukları öldü. Kayı adlı hayatta kalan tek oğlunu o yıl evlendirmişti. İl Kagan’ın bir de Dokuz Oğuz adlı bir yeğeni vardı ; o da sağ kalmıştı. Kayı ile Dokuz Oğuz tutsak olmuşlardı. On gün sonra ikisi de ailelerini aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar. Türk yurduna döndüler. Burada düşmandan kaçıp gelen develer, atlar, öküzler, koyunlar buldular. Oturup düşündüler: “Dört bi yan düşman dolu. Dağların içinde kuş uçmaz kervan geçmez bir yer bulup yurt tutalım, oturalım” diyerek sürülerini alıp dağa doğru göç ettiler.

Geldikleri yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. Bu tek yol da öylesine sarp bir yoldu ki deve olsun, at olsun güçlükle yürürdü ; ayağını yanlış yere bassa, yuvarlanıp paramparça olurdu.

Türkler’in vardıkları ülkede akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, yemişler, avlar vardı. Böyle bir yeri görünce, ulu Allah’a şükrettiler. Kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye “ERGENEKON” dediler.

Zaman geçti, Kayı ile Dokuz Oğuz’un birçok çocukları oldu. Kayı’nın çok, Dokuz Oğuz’un daha az çocuğu oldu. Kayı’dan olma çocuklara Kayat dediler. Dokuz’dan olma çocukların bir bölümüne Dokuzla dediler, bir bölümüne de Yıllar yılı. Bu iki yiğidin çocukları ERGENEKON da kaldılar… çoğaldılar, çoğaldılar.

Dört yüz yıl sonra kendileri ve süruleri o denli coğaldı ki Ergenekon’a sığamaz oldular. Çare bulmak için kurultay topladılar. Dediler ki: “Atalarımızdan işittik ; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasını araştırıp yol bulalım. Göçüp Ergenekon’dan çıkalım. Ergenekon dışında kim bize dost olursa biz de onunla dost olalım, kim bize düşman olursa biz de onunla düşman olalım.

Türkler, kurultayın bu kararı üzerine, Ergenekon’dan çıkmak için yol aradılar, bulamadılar. O zaman bir demirci dedi ki: “Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kat demire benzer. Demirini eritsek, belki dağ bize geçit verir.” Gidip demir madenini gördüler. Dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. Dağın altını, üstünü, yanını, yönünü odun-kömürle doldurdular. Yetmiş deriden yetmiş büyük körük yapıp, yetmis yere koydular. Odun kömürü ateşleyip körüklediler. Allah’ın yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi. Bir yüklü deve çıkacak denli yol açıldı.

Sonra gök yeleli bir Bozkurt çıktı ortaya ; nereden geldiği bilinmeyen. Bozkurt geldi, Türk’ün önünde dikildi, durdu. Herkes anladı ki yolu o gösterecek. Bozkurt yürüdü, ardından da Türk milleti. Ve Türkler, Bozkurt’un ardından, o kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal gününde “ERGENEKON” dan çıktılar.

Türkler o günü, o saati iyi bellediler. Bu kutsal gün, Türklerin bayramı oldu. Her yıl o gün büyük törenler yapılır. Bir parça demir ateşte kızdırılır. Bu demiri önce Türk kağanı kışkacla tutup örse koyar, çekiçle döver. Sonra öteki Türk beyleri de aynı işi yaparak bayramı kutlarlar.

ERGENEKON’dan çıktıklarında Türklerin kağanı, Kayı Han soyundan gelen Börtecine bozkurt idi. Börtecine bütün illere elçiler gönderdi ; Türkler’in Ergenekon’dan çıktıklarını bildirdi. Ta ki, eskisi gibi, bütün iller Türkler’in buyruğu altına girdi…

Not: Şuanda adı geçen Ergenekon’a ileride değineceğiz. Zira yasal süreç devam ediyor. Fakat kısaca belirtmeliyimki bu işte kesinlikle yabancı parmağı vardır, inşallah ileride uzun uzun analiz etme fırsatımız olacak.
Hain örgütün hain başı iki yüz küsür günde cezasını aldığı halde, Cumhuriyet sevdalıları ulusalcılar milliyetçiler iki yıldır hala neden suçlandıklarını bile bilmeden hapis yatıyorlar…

Sevgili Kaşıkaralılar, Aziz ATATÜRK bu devleti bu cumhuriyeti gençliğe emanet etti, bunu asla unutmayalım..!

Hazırlayan: Hacı i Mert…NL

Türkiyemizden Obama geldi geçti

Bu yazıyı beğenmedim (1 puan)Eh iste idare eder (2 puan)Normal (3 puan)Beğendim (4 puan)Süper (5 puan) (11 değerlendirme, ortalama: 1.73 / 5.00)
Gönderiliyor ... Bekleyiniz ...
Obama Erdoğan görüşmesi! Nisan ayının ilk haftasında ABD devlet başkanı obama Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirdi.
İyi geldi hoşgeldi. Biz Türkler misafiri seven bir milletiz. Bunu kimse inkar edemez, görgümüz göreneğimiz böyledir.
Kim gelse iyi geldi hoş geldi der elimizde neyimiz varsa ikram ederiz.

Büyükler büyük yerlerde yazıyorlar. Ben Kasabamın sitesinde yazıyorum görüş ve düşüncelerime herkes katılmak zorunda değil. Beğendikleri yeri alsınlar beğenmediklerini görmezlikten gelsinler değerli hemşehrilerim.

Amerika birleşik devletlerinin yüz yıllık planları vardır. Kim gelirse gelsin o plan üzerinde yol alınır. O plan kolay değişmez. Adamların stratejik planlama daireleri vardır devlet politikası geliştirir. Söz konusu planlar ABD’nın çıkarları doğrultusunda hazırlanır. Hep bana hep bana.
Bizdede vardır planlama daireleri ama bizim planlar gelen siyasilere göre değişir, değiştirilir, öyle uzun boylu yürümez.

Bakın G.Bush yaktı yıktı defolup gitti.
Kimyasal silah var dedi, Irak’ı işgal etti, bir milyondan fazla müslümanı katlettiler. Bir o kadar insan evsiz yurtsuz kaldı. Binlerce çocuk annesiz babasız kaldı. Sözde Irak diktatörü Saddam Huseyini tahtından indirip Irak’a demokrasi getireçekti. Külliyen yalan. Tek amacı ABD’nin o dünyanın en kaliteli enerji kaynaklarının bulunduğu orta doğuya yerleşmek. Kendisine biat edecek bir kukla yönetimi işbaşına getirmek.

Bush’un yakıp yıktığı yerleri sözde Obama düzeltecek. İnsanların gözünde ABD’nin itibarı şuanda yerlerde sürünüyor her on kişiden yedisi Amerikadan nefret ediyor. Bu rakamlar Türkiye’de her on kişiden dokuz kişi olarak biliniyor.
Ha burada hemen belirteyim uzun vadeli planlarından asla vazgeçmiyorlar. Birisi iyi polis diğeride kötü polis rolünü oynuyor.

Obama diyorki bizim savaş gibi bir politikamız yok, biz görüş ve düşüncelerimizi konuşarak tartışarak, demokrasi içerisinde halledeceğiz.
Füzelerle tanklarla işimiz olmayacak. Hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Biz islamla savaş halinde değiliz. Bütün dinlere eşit mesafadeyiz. Bende Müslüman bir aileden geliyorum. İki sözünden birisi demokrasi ve insan hakları.

Aman hemen sevinmeyelim, şu Obama ne kadar iyi bir lider, ne kadar iyi bir başkan diye, sabırlı olalım bekleyelim görelim. Bir tv kanalımız, Obama Başbakan’ımızın elini kaç saniye tuttu diye kronometre tutuyor. Böyle şeyler onur kırıcı, ben o tv kanalını kınıyorum. Tarihimizi bilmeyenlere acıyorum. Onların geçmişte bizim yöneticilerimizin elini değil tutmak eteğini öpmek için yalvarıyorlardı.
Osmanlının şaşalı zamanlarında bir ecnebi atla giderken, yürüyen bir osmanlıyı geçinceye kadar atından iniyordu selama duruyordu. Böyle örnekleri tarihimizi okuyanlar çok iyi bilir…
Canım olduda ne oldu osmanlının sonunu hep gördük işte diyenlere şunu soyleyeceğim. Tarih mutlaka tekerrür edecek belki bizler görmeyeceğiz fakat bir gün Amerika birleşik devletleride tarihteki yerini alacaktır. Zulüm mutlaka son bulacaktır. Buna örnek olarakta sizlere Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğini göstermek istiyorum. Şimdi kaç kiŞi hatırlıyor SSCB diye bir imparatorluğu, dağıldı gitti. İnanın Amerika’nın akıbetide aynı olacak…

ABD’nin bizden istediklerine bir bakalım.

Ermeni sözde soykırımını tanıyın. Tazminat ve toprak talebi hemen arkasından gelecek.
Ermenistan sınırını açın. Ermeniler Hocalıda katliam yaptılar. Ermeniler Karabağ’ı işgal ettiler. Binlerce azeri sürgünde. Fakat olsun canım bunların önemi yok siz ermenilerin isteklerini yerine getirin.

Amerikan askerleri Irak’tan çekilecek lojistik destek verin.
Afganistan’a daha fazla Mehmetçik gönderin. Çünkü ABD askerleri orada çok zor durumda. Kollarına Ayyıldız takmadan üslerinden çıkamıyorlar.

Rum Ortadoksların Heybeli adasındakı ruhban okulunu açın. Fener rum patriği öyle istiyor. Fener rum patriği Bartelemo’yu ABD olarak biz, ekumenik olarak tanıyoruz sizde bunu kabul edin.
Ekumenik olduğu zaman Italya’nın Roma’dakı bağımsız Vatikan benzeri bir yapı oluşacak! İstanbul’umuzu içeriden feth etmek için bir tuzaktır bu!

ABD Hala Turkiye’nin milli sınırlarını tanımaz, Lozanda onaylamadı onaylamıyor. Türkiye’mizi bölüp parçalamak hedefleri arasındadır. Daha iki hafta önce George Bush’un yardımcılarından birisi, pkk’yı kullandık çünkü öyle işimize geliyordu itirafında bulundu.

Kıbrıs’tan Türk askerlerini çekin diyor Amerika.
Talabani Barzani fırıldaklarıyla isbirliği yapın. Irak’ta kurdistan diye bir kukla devlet kurdular aman onlara zorluk çıkarmayın. Çıkarırsanız aramız açılır diye aba altından sopa gösteriyor.

Yukarıda yazdıklarımı Bush istiyordu şimdi Obama istiyor. Durum böyle olunca siz yav bu Obama ne kadar pozitif bir adam diyebilirmisiniz?
Aman erken sevinmeyelim bekliyelim görelim.

Danımarka başbakanı Rasmussen, Nato genel sekreteri olmasına Türk başbakanı karşı çıkıyordu, Amerika’nın baskısıyla onay verdik. Neden ?
Beş yüz milyar dolar borcu olan ülkeyizde ondan… Peygamberimize hakaret ettiler Danımarkalılar özürmü diledi? Hayır. Ya Rasmussen? Yine hayır. Pkk’nın terör televizyonunu mu kapattı? Hayır.
Hep istiyorlar fakat hiç vermiyorlar. Verdirmiyorlar…

Cimrinin birisi bir çukura düşmüş.
Adamı kurtarmak için herkes ver elini ver elini diye bağırıyor, fakat adam bir türlü elini vermiyormuş. Nasreddin hoca geliyormuş, hocaya aman hocam adam boğuluyor yetiş demişler.
Hoca, çukura düşen adama al elimi al demiş, adamı tutmuş çıkarmış. Herkes şaşırıyor bu duruma. Hoca taşı gediğine koymuş hemen.
Yav ne bakıyorsunuz, bu cimri adam hiç size elini verirmi, al elimi diyeceksiniz demiş…

Benim şahsen şuanda mevcut bulunan yöneticilerimizden hiç umudum yok.
Fakat anadolu topraklarında daha çok Atatürk’ler var, yeri ve zamanı gelince onlar meydana çıkarlar inşallah ben umutluyum.

Romanya Kralı, genç Türkiye cumhuriyetine resmi bir ziyarette bulunuyor. ATATÜRK reisi cumhur devlet başkanı.
Kralın onuruna yemek verilecek hazırlıklar yapılıyor, yemeğe geçilecek. Servis yapan garsonlardan birisi, halıya ayağı takılıyor, elindeki çorba tenceresi yere düşüyor. O yüce insan hemen ayağa kalkıyor. Krala dönerek, majesteleri bu millete herşeyi öğretebilirsiniz, fakat kral bile olsa bir yabancıya hizmetkarlığı öğretemezsiniz demiş.

Biz Türkler, kimseye kul, köle veya kimsenin boyundurluğuna girmeyiz, tarih böyle diyor, böyle olacak…
Ne ABD.. Ne AB..
Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olacak…….

Not: Biz Türk milleti olarak pek okumayı sevmiyoruz maalesef.
Fakat ben yinede hısım, eş dost ve arkadaşlarıma okumayı tavsiye ediyorum, bilhassa kasabalı hemşehrilerime tarih okumayı.
Bu konuda belediye başkanımıza öneride bulunmuştum. İnşallah dikkate alırlarda kasabada bir kütüphane kurulur.

Yazan: Hacı i Mert…NL



© 2008-2010 - Yukarikasikara.Net™ Tüm hakları Gökhan MERT 'e aittir.

RSS beslemesi - Yorum RSS beslemesi



Ziyaretçilerimiz nereden bağlanıyor?