İslam ’ Kategorisi için arşiv

Bu yazıyı beğenmedim (1 puan)Eh iste idare eder (2 puan)Normal (3 puan)Beğendim (4 puan)Süper (5 puan) (3 değerlendirme, ortalama: 5.00 / 5.00)
Gönderiliyor ... Bekleyiniz ...


Tüm İSLAM aleminin mevlid kandilini kutlarım. Hep beraber daha nice kandiller geçirmemiz dileğiyle, herkese selamlar…

Bir Ramazan ayının daha sonuna geldik..

Bu yazıyı beğenmedim (1 puan)Eh iste idare eder (2 puan)Normal (3 puan)Beğendim (4 puan)Süper (5 puan) (1 değerlendirme, ortalama: 5.00 / 5.00)
Gönderiliyor ... Bekleyiniz ...
(büyültmek için tıkla) Küskünlerin barıştığı, sevenlerin biraraya geldiği, rahmetle ve şefkatle dolu günlerin en değerlilerinden olan Ramazan Bayramınız kutlu olsun.

Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara…

Regaip kandiliniz kutlu olsun..

Bu yazıyı beğenmedim (1 puan)Eh iste idare eder (2 puan)Normal (3 puan)Beğendim (4 puan)Süper (5 puan) (6 değerlendirme, ortalama: 4.17 / 5.00)
Gönderiliyor ... Bekleyiniz ...
(büyültmek için tıkla)
Regaip Kandili veya Regâib Kandili Hicri takvimin Receb ayının ilk cuma gecesine denk gelen kandil gecesidir. Kökü “arzulamak, meyletmek” anlamlarına gelen regâib sözcüğü Kur’an’da geçmez. İslam kültüründe diğer kandiller gibi önemli bir yeri olan kandilde peygamberimiz Muhammed (S.A.V)’in iki rekat namaz kıldığına ilişkin çeşitli rivayetler vardır.

Regaip Kandili doğrudan Kur’an kaynaklı olmasa da dinî kültürde zamanla büyük kutlamalarla kutlanmaya başlanmış ve kendisine burada önemli bir yer edinmiştir. Klasik dinî kültürün yanı sıra tasavvuf geleneği ve kültüründe de bu kandil diğer kandiller gibi önemli bir yere sahiptir ve büyük kutlamalarla kutlanır.

Kaynak: Wikipedi TR

“Çevremdeki insanlar, yaptığım zulümden dolayı benden uzaktılar”

Bu yazıyı beğenmedim (1 puan)Eh iste idare eder (2 puan)Normal (3 puan)Beğendim (4 puan)Süper (5 puan) (11 değerlendirme, ortalama: 3.55 / 5.00)
Gönderiliyor ... Bekleyiniz ...

 
Aşağıdaki yazıyı, dilsiz Ellezin oğlu Mehmet MERT gönderdi. Kendisine mail olarak gelmiş, bizimle paylaşmak istedi. Teşekkürler.

Dediki:
Günlerden bir gün evlenmeyi arzuladım ve bir çocuk sahibi olmayı..
Evlendim ve bir çocuğum oldu.. Adını Fatma koydum.. Onu çok sevdim.. Ve Fatma büyüdükçe kalbimdeki imanda onunla büyüdü.. Kalbimdeki isyanda azaldı onunla..
Elimde içki kadehi vardı onu içme isteğiyle doldurmuştum Fatma onu devirdi.. Daha yaşı iki bile değildi..
Sanki ona bunu yaptıran Allah’tı!
O büyüdükçe kalbimdeki imanda onunla büyüdü.. Allah’a yaklaştığım her bir adımda içinde olduğum maasilerden (isyanlardan) uzaklaştım biraz biraz..
Ta ki Fatma 3 yaşına basana kadar.. 3 yaşını bitirdiğinde Fatma öldü!!
Ve Malik Ibnu Diynar devam ediyor anlatmaya:
Kızım Fatma ölünce durumum vaziyetim eskisinden daha da kötü oldu..
Ve bende çevremdeki Müslümanlarda olan ve beni bu büyük üzüntüye karşı dayanmamı sağlayacak sabır yoktu..
Her şey çok kötüye gidiyordu..Şeytan durmadan benimle oynuyordu.. Ta ki o gün geldi ve Şeytan bana dedi ki:
“Bugün öyle bir sarhoş olacaksın ki daha önce hiç böyle sarhoş olmadın!!”
Ve ben o gece içmeye ve sarhoş olmaya azmetmiştim.. Gece boyu içtim..içtim.. içtimm!!
Öyle bir duruma gelmiştim ki rüyalar beni birbirine atıyordu.. Takı o rüyayı görene kadar:
Rüyamda kıyamet günündeydim! Güneş kararmış, denizler ateşe çevrilmiş, depremler oluyordu durmadan..
İnsanların hepsi kıyamet günündeydi.. İnsanlar zümre zümre.. grup gruptu.. ve ben o insanların arasındaydım..
Sesler duyuyordum birisi sesleniyordu:
“Ey Filan oğlu filan!! Cabbara hesap vermeye hadi!” diyordu ..

Ve o çağrılan insanın yüzünün rengi simsiyah olmuştu duyduğu o korkudan..
Birçok insane çağrıldı.. ta ki kendi ismimi duyana kadar..
Ses beni çağırıyordu.. Haydi Cabbara Hesap vermeye!! Diyordu..

O an çevremdeki o insane kalabalığından kimse kalmamıştı.. Kıyamet günü.. Mahşer yeri bomboştu..
Sonra bir anda karşımda bir fare gördüm çok büyüktü (devdi), çok vahşi ve çok saldırgandı.. çok güçlüydü.. Ağzı açık bana doğru koşuyordu..
Bende duyduğum korku ve dehşetten dolayı ondan kaçmaya başlamıştım..
Kaçarken bir anda karsımda oldukça yaşlı ve zayıf bir adam gördüm! ve ona seslendim:
- AHH!! Beni bu dev fareden kurtar!!
Bana dediki: Oğlum Ben çok zayıfım seni ondan kurtaracak gücüm yok. Ama şu yönde koş eminim kurtuluşa ereceksin..
Ben onun dediği yöne doğru koşmaya başladım.. Dev fare hala arkamdaydı beni kovalıyordu.. Ve karşıma cehennemin ateşi çıktı.. Yüzümde hissediyordum o dehşetli sıcaklığı!!!
Fareyle cehennem arasında sıkışmıştım..
Ve kendi kendime dedim ki o an.. Ben bu fareden ateşe düşmek için mi kaçıyorum!!
Ve koşa koşa bana bu yolu tarif eden o zayıf adama doğru koşmaya başladım.. Farede peşimdeydi gittikçe yaklaşıyordu bana
Çok korkuyordum!! Adamın yanına geri geldim ve ona dedim ki:
- Allah aşkına beni bu fareden kurtar yalvarırım !
Ve yaşlı adam benim halime ağlıyordu..
Bana dedi ki:
Beni görüyorsun ben çok zayıfım güçsüzüm benim seni kurtaracak halim yok.. Ama bu sefer şu yönde koş! bu sefer inşallah kurtuluşa ereceksin…
Adamın dediği yönde koştum deli gibi.. Fare hala kovalıyordu bir adım arkamdan koşuyordu.. Beni ısıracaktı az kalmıştı.. Ta ki karşımda o dağı görene kadar…
O dağın üstünde bir sürü bebek vardı..
Ve o dağın üzerinde bulunan çocukların hepsi ağlıyorlardı.. Hepside aynı şeyi söyleyerek ağlıyor haykırıyorlardı..
Diyorlardı ki:
- Ey Fatma ! Babana bak! Babana Bak!!
Malik ibnu Diynar dediki:
O an o çocuğun kızım Fatma olduğunu anlamıştım..
Ve o an 3 yaşında ölüpte cennete gitmiş bir kızım olduğuna çok sevinmiştim.. Beni bu dehşetli korkudan (fareden) kurtarıp Cennete sokacaktı…
Kızım beni sağ eliyle tutu ve kurtardı..
Ve sol eliyle fareyi itti.. Ben o an korkudan ölü gibiydim..
Sonra tıpkı dünyadayken olduğu gibi onu kucağıma oturttum!
Bana dediki:
Ey Babacığım! Deyip şu ayeti okudu bana:
ألم يأن للذين آمنوا أن تخشع قلوبهم لذكر الله
Meali: “İman edenlerin kalplerinin Allah’ın zikrine dönmesinin zamanı gelmedimi?”
Ona dedimki:
Kızım! Bu fare neydi bana anlat!!
Dediki:
O fare senin dünyada içinde olduğun işlediğin kötü amellerindi.. Onu sen besledin büyüttün ve onun seni yiyebilecek büyüklüğe sen ulaştırdın!!
Ey Babacığım! Sen bilmiyormusun ki Dünyada işlenen ameller Ahirette kıyamet gününde mücessem olarak karsımıza çıkar!!
Ona dedimki:
Peki o zayıf adam?
Dediki:
O yaşlı ve zayıf adam senin güzel amellerindi.. Sen onu böyle zayıf böyle güçsüz.. Böyle çaresiz bıraktın.. Onu kendi haline ağlattın..!!! Seni kurtarmasına izin veremice duruma sen koydun!
Eğer ben doğmasaydım ve küçük yaşta günahsız olarak ölmeseydim seni bu dehşetten kurtaracak başka bişey yoktu!
O an uykudan ağlaya ağlaya uyandım!
Ağzımdan çıkan şu kelimelerle:
Evet Allah’ım vakti geldi.. Evet Allahımmmmmm vakti geldi!!
Hemen gusül abdesti alıp giyinip camiye koşayım sabah namazına! Günahlarımdan arınmak kendime cennet yolunu çizmek.. Tövbe etmek Allah’a yalvarmak içinnn…
Camiye girdiğim an imamın okuduğu o ayet!!!
Rüyamda kızımın beni kurtardığında okuduğu ayetti!!
ألم يأن للذين آمنوا أن تخشع قلوبهم لذكر الله
Meali: “İman edenlerin kalplerinin Allah’ın zikrine dönmesinin zamanı gelmedimi?”

Bunları yaşayan kişi …
Tabiinlerin imamlarının efendisi!!
MALiK BiN DiYNAR!!!
O insanlar arasında geceler boyu ağlamasıyla bilinirdi…
Ve derdiki:
Allah’ım! Kimin cennete gireceğini, kimin cehenneme gireceğini sadece sen bilirsin!
Ben bunlardan hangisiyimm???
Allah’ım!! Beni cennet ehlinden eyle! Cehennem ehlinden eyleme!

Malik Bin Diynar büyük bir tövbe etti..
Ve insanlar arasında şöyle meşhur oldu:
Caminin kapısına giderdi ve insanlara seslenirdi.. derdi ki:
Ey asi insanlar ey günahkâr insanlar.. Allah’ınıza dönün!! Gafil insanlar.. Allah’ınıza dönün!!!
Ey Allah’tan kaçan kullar.. Allah’ınıza dönün!
Rabbin sana gece gündüz sesleniyor! Seni çağırıyor!!!
“BANA BIR KARIŞ YAKLAŞANA BEN BİR DİRSEK YAKLAŞIRIM.. BANA BİR DİRSEK YAKLAŞANA BEN BİR KULAÇ YAKLAŞIRIM… BANA YÜRÜYENE BEN KOŞARIMM!!”

La ilahe illa ente Subhaneke… Inni kuntu min el-Zalimin (Tövbe Duası)

Peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:
أن يهدي الله بيدك رجلا واحدا خير لك من الدنيا وما فيها
Meali:
“Bir insanın hidayetine vesile olman senin için dünyadan ve içindeki herşeyden hayırlıdır”



© 2008-2010 - Yukarikasikara.Net™ Tüm hakları Gökhan MERT 'e aittir.

RSS beslemesi - Yorum RSS beslemesi



Ziyaretçilerimiz nereden bağlanıyor?